Trombositopeni Nedir? Tanı ve Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Trombositopeni nedir diyecek olursak kısaca trambositlerin sayılarında azalma olması ve bunun sonucunda kanamaya eğilimli semptomların meydana gelmesi durumudur. Peki Trombositopeniye neden olan şeyler nedir?

Trombositopeni 

Trombositopeni genellikle kemoterapi gören hastalarda oluşabilecek semptomlar arasındadır. Trombositler kemik iliğinde üretilen beyaz kan hüçreleridir. Bu hücreler tam kan sayımı ile ölçülebilir ve azalması halinde ciddi problemlere yol açabilmektedir. Sağıklı bir insanda 150.000 ile 450.000 arasında olan trombosit sayısı bazı ilaçların yan etki göstermesiyle ölümcül seviyeye varan düşüşler gösterebilir. En çok kemoterapi ilaçlarının bu düşüşe sebep olduğu bilinir. 

Kemik iliğinde üretilen trombositlerin azalması durumuna trombositopeni adı verilir. Yapılan kan testleriyle ortaya çıkarılan bu durumun bitkisel ve kimyasal tedavisi mevcuttur. Trombositopeni olan hastada kanamalı semptomlar gelişir. 

Aşağıda trombositopeninin olması gereken değerler ve tehlikeli boyuttaki düşüşleri tablolaştırılmıştır. Bu değerler ortalama değerlerdir. Kişiye göre farklılık gösterebilecek olan bu değerler uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir. 

Grade

Trombosit sayısı

Grade 1 (hafif)

Normal değerin alt sınırı-75.000 / mm³

Grade 2 (orta)

50.000-75.000/mm³

Grade 3 (ciddi)

25.000-50.000/mm³

Grade 4 (yaşamı tehdit eden)

˂25.000/mm³

Grade 5

Ölüm

Trombositopeni Belirtileri ve Yapan İlaçlar

Trombositopeninin bir çok belirtisi olmakla birlikte en belirgin belirtisi doku altında kanamadır. Bu kanamalar yaralanmalar sonucunda da meydana gelebilir. Trombosit değerleri düşük kişilerde cilt altı morlukları da gözlemlenen belirtiler arasındadır. Genel olarak en sık rastlanan belirtiler şu şekildedir;

  • Doku altı veya çeşitli sebeplerle kanama
  • Ekimoz (Cilt altı morlukları)
  • Karaciğer ve dalakta hassasiyet veya büyüme
  • Şiddetli baş ağrısı
  • Hipotansiyon
  • Taşikardi
  • Adet döneminde aşırı kanama

Genellikle kemoterapi ve radyoterapi sırasında kullanılan ilaçların yol açtığı trombositopeni her yaşta görülebilir. Trombositopeni yapan ilaçların yanı sıra en sık görülen nedeni hemorajik diyatezindir. Bunun yanında antikanser ilaçları, benzen, antitiroidler, antidiyabetikler, antihistaminikler, fenilbutazon, insektisidler de sebep olan ilaçlı tedavilerdir. Geçirilen enfeksiyonlar, maruz kalınan aşırı radyasyon ve kemik iliği infiltratif hastalıkları sebeplari arasındadır. Böcek ilaçları, arsenik ve benzen gibi kimyasallarında bu duruma sebep olduğu bilinir. Ayrıca bypass gibi operasyonlarda kullanılan cihazlarında yol açtığı görülebilmektedir. Genetik yatkınlılık sebebiyle de bu vakalara sıklıkla rastlanmaktadır. 

Trombositopeni Tedavisi

Tedavi süreci tamamen hastanın öyküsüne durumun şiddetine göre şekillendirilir. Hafif ölçekli durumlarda tedavi gerekmeyebilir. Ancak şiddetli durumlarda tedavinin asıl amacı kanamaya bağlı sakatlıkları önlemek olacaktır. Genellikle trombositopeniye sebep olan durum tedavi edildiğinde semptomlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Ancak herhangi bir ilacın yan etkisi olarak bu durum ortaya çıkmışsa genellikle ilacın kesilmesi veya başka bir ilaca başlanması yeterli olmayacaktır. Bu durumda kanın pıhtılaşmasını önleyici başka ilaçlara başvurulur. 

Şiddetli trombositopeni halinde doktorunuz kan takviyesine başlayacaktır ve çok ileri düzeyde semptomların önlenememesi halinde dalağın alınmasına başvurulabilir. 

Genellikle ağız yoluyla veya damardan kortikosteroid türü ilaçlarla tedavi uygulanır. İmmunoglobulin ile de hasarın önlenebildiği bilinmektedir. Vücudun platelet üretmesine yardımcı olmak için romiplostim ile de tedavi uygulanabilir. Deri altına enjeksiyonla uygulanan bu ilaçla başarı oranı oldukça yüksektir. Ancak kanaması çok şiddetli olan hastalarda platelet ve kan nakli gerekli olacaktır. İlaç ve kan nakliyle önü alınamayan durumlarda splenektomi adı verilen dalağın alınma operasyonu uygulanır. Bu yöntem genellikle yetişkinlerde uygulanır.