PLT (Trombosit)Nedir, Bu Testin Sonuçlarında Neler Ortaya Çıkabilir?

Vücutta kesilen bir bölgede meydana gelen kanamanın durması adına trombositler hasar gören damara ve bölgeye yapışır. Bu da kan pıhtısına neden olur ve kanama durur.

PLT (Trombosit)  Nedir ve Görevleri Nelerdir?


Trombosit

Trombositler kan içinde dolaşan ve hasar gören kan damarlarında birbirine yapışan hücreler anlamına gelir. Vücutta kesilen bir alana trombositler hasar gören damara ve bölgeye yapışır. Bu da kan pıhtısına neden olur. Bu sayede meydana gelen kanama ortadan kalkar. Kan hücreleri içinde en küçük olan trombositler sadece mikroskopta görülebilir. Aktif durumda olmayan formları küçük tabaklara benzer.Hasar meydana geldiğinde kan damarı sinyal verir. Trombositler ise bu sinyali aldığında sorun olan bölgeye seyahat eder. Aktif oluşuma dönüşerek tepki vermeye başlar. Kırılmış kan damarı ile iletişime geçmek adına trombositler uzun tensitler şeklinde büyür. Büyüme aşamasında örümcek veya ahtapot gibi görünüme sahip olurlar. Sağlıklı bir kişide olması gereken trombosit ( plt, platelet ) değerleri;

  • Kanmikrolitresi başına 150.000 ila 450.000 trombosit değeri arasında değişmektedir.

450.000`den daha fazla trombosit değerinin olması, trombositoz ismi verilen bir duruma neden olur.150.000`den daha az olan trombosit değerinin olması trombositopeni ismi verilen bir duruma neden olur. Kan içindeki plt, platelet değeri tam kan sayımı (CBC) ismi verilen rutin test ile anlaşılır.

Görevleri Nelerdir?

İnsanın vücudunda herhangi bir bölgede kanama meydana geldiği zaman kan damarlarında hasar meydana gelir. Bu aşamada kişinin görmediği şey kan dolaşımına acil durum sinyalinin gönderilmesidir. Bu durumda trombositler kısa süre içine harekete geçer. Kişi vücudunda herhangi bir kesim gerçekleştiğinde, sinirler travmanın hücrelerine bildiren kan dolaşımı yoluyla gönderilir. Kan içinde bulunan trombositlerin aktif bir hale gelmesi ya da yapışkan olması yakınlarda bulunan diğer trombositlerde bildiren kimyasallar bırakmaktadır. Aktif hale geldiğinde trombositler küçük dokunaçlarını büyüterek şekil değiştirmektedir. Bu da birbirine yapışmasına olanak sağlar. Diğer pıhtılaşma etkenleri de bu konuda iş başına geçerler. Kanda bulunan fibrinojenismi verilen bir protein de aktifleştirir. Fibrinojen insan vücudunda lif üretir. Bu lifler yaranın örtülmesine olanak sağlar ve yara üzerinde bir tür ağ oluşturur. Bundan sonra kanama durmaya başlar, büyük kesiklerde ise öncekinden daha az kan akmasına trombositler olanak sağlar. PLT trombositlerin kısalması olarak karşımıza çıkar. PLT kan dolaşımı aracılığı ile kesiklerin olduğu bölgeye ulaşmaktadır. Birbirlerine yapışırlar ve fibrin ağı içine sıkışırlar. Yapışma özelliğine sahip olan trombositlerin asıl hedefi yarayı kapatmadır. Bu sayede hasar gören cilt dokusu ve kan damarları yeniden oluşabilmektedir. Pıhtı dokunun tamamen iyileşmesine kadar sürecek sağlam bir kabuk haline dönüşür. Sonrasında kabuk düşer.

Sonuçların Yorumlanması

Anormal trombositler sayılarıyla ilişkili tıbbi durumlar:

Trombositopeni

Bu sorun meydana geldiğinde kemik iliği oldukça az sayıda trombosit yapar ya da trombositleri olduğu bölgede yok eder. Trombositlerin sayıları oldukça çok düşük olursa kişilerin ciltlerinde morarma, vücut içinde iç kanama,  kanamayı durdurmayacak bir kesim ya da burun kanaması yolu ile vücudun dışında bir kanama olabilmektedir. Trombositopeni çeşitli ilaçlar, bazı kanser türleri, böbrek hastalıkları, gebelik, enfeksiyonlar ve anormal düzeyde bağışıklık sistemi sorunları gibi birden çok rahatsızlıktan kaynaklanabilir.

Trombositemi

Bu sorun meydana geldiğinde kemik iliğinde çok sayıda trombosit meydana gelir. Trombositemisi sorunu olan kişilerde 1 milyonu aşan trombosit sayıları mevcut olur. Semptomlarında beyine veya kalbe kan tedarikini engellemekte olan kan pıhtıları gitmeyebilir. Trombositeminin neden meydana geldiği bilinmemektedir.

Trombositoz

Bu sorun çok fazla trombosit oluştuğunda meydana gelen bir durumdur, ama trombosit değerleri trombositemide olduğu kadar yüksek olmaz. Trombositoz çok yaygın ve anormal kemik iliği kaynaklı ortaya çıkan bir sorun değildir. Bunun yerine kişi vücudunda kemik iliğini daha çok trombosit elde etmeye olanak sağlayan bir hastalık ya da durumdur. Bunun meydana gelmesinin sebepleri arasında enfeksiyon, bazı kanser türleri, iltihaplanma ve ilaçlara reaksiyonlar bulunabilmektedir. Belirtiler genelde oldukça ciddi düzeyde ortaya çıkmaz ve altında yatan sorunun durumu iyiye gitmeye başladığında trombosit sayısı değerleri normale döner.

Trombosit disfonksiyonu

Trombosit sayıları normal düzeyde olduğunda trombosit fonksiyonları ile alakalı çok nadir görülen hastalık bulunur ama bu durumda trombositler normal şekilde çalışmamaktadır. Aspirin tarzında bazı ilaçlar normal platelet fonksiyonunu inhibe edebilir. Bazı ilaçların trombosit fonksiyonları üzerinde etki bıraktığı bilinmektedir. Bu tarz ilaçların alınmasında kesiklerde meydana gelen kanama riskinin artacağını bilmek çok önemlidir. Trombositlerin insanların kanları içinde bulunan minik hücrelerdir. Bu hücreler insan yaşamında önemli düzeyde işlev yaparlar. Özellikle insan vücudunda kanamayı kontrol altına almak konusunda fayda sağlar. Vücutta kolay şekilde morarmalar, kanamanın devam ettiği bir kesik ya da sık şekilde karşılaşılmakta olan burun kanamaları tarzında belirtiler ortaya çıktığında uzman hekime bilgi vermek gerekir. Trombosit sayılarının normal mi, yoksa normal değil mi gibi bir soruya cevap almak için mutlaka kan testi yapılması gerekir.