Nötrofil (NEU) Değerlerindeki Düşüklüğün Nedenleri ve Belirtileri

Akyuvarlar vücudumuzun bağışık sistemi için hayati öneme sahip materyallerdir. Bu değerlerin düşüklüğü zamanında müdahale edilmezse ciddi enfeksiyonlara karşı vücudu savunmasız bırakabilir.

Nötrofil (NEU) 

Kan bir çok bileşenden oluşur. Bu bileşenlerin ve minerallerin her birinin vücutta ayrı bir görevi vardır. Bu nedenle kan değerlerindeki düşüklükler vücudumuzun çeşitli yerlerine zarar verir. Bu maddelerin bir kısmı vücutta belli organlar tarafından üretilir. Ancak bazılarını besinlerden elde ederiz. 

Vücudumuzun kusursuz çalışmasını sağlayan çeşitli sistemler vardır. Vücudumuzun en önemli sistemlerinden biri de bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemini oluşturan en önemli materyal ise akyuvarlardır. Bu maddeler aynı zamanda kanın ana yapısını oluşturur. 

Akyuvarlar kendi içinde çeşitlere ayrılır. Bunlar arasında en önemli olanlarından biri de Nötrofil adı verilen akyuvardır. Bu akyuvarlar vücudumuzun enfeksiyonlara karşı korunması ile görevlidir. Bu değerlerin düşüklüğü vücudu bakterilere karşı savunmasız hale getirir. Bu nedenle enfeksiyon riski taşıyan hastalar için nötrofil değerlerinin ideal seviyede olması oldukça önemlidir. Bu değerler çeşitli kan tahlilleriyle ölçülebilir. Yetişkinlerde bir mikrolitre kanda 1500 den az nötrofil sayısı düşük olarak nitelendirilir. Bu durum özellikle steril olmayan ortamlarda bulunan kişiler için risk oluşturur. Bu nedenle teşhisin ardından geç kalınmadan hasta tedaviye başlamalıdır. Aksi takdirde geçireceği bir enfeksiyonda vücut normalden çok daha fazla hasar görecektir. 

Nötrofil Düşüklüğü Tedavisi

Bu değerlerdeki düşüklüğün belirtileri bir çok hastalıkla ortak belirtiler taşıyabilir. Ancak laboratuvar ortamında yapılacak kan testleriyle bu belirtilerin sebebinin akyuvar eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı tespit edilebilir. 

Nötrofil eksikliğinin ilaçla tedavi edilebilmesi mümkün olduğu gibi bazı durumlarda bitkisel tedaviye de başvurulabilir. Kuru meyve ve kuru bakliyat gibi besinler sayesinde bu değerlerin yükseltilebildiği bilinmektedir. Ancak değerler hayati boyutta düşüklük gösteriyorsa ilaç tedavisi zorunlu hale gelebilir. 

Nötrofil eksikliğinin en belirgin belirtileri; ateş, titreme, şiddetli karın ağrısı, nefes darlığı ve nadir olarak da anal ve vajinal bölgelerde kaşıntı ve akıntıdır. Ancak bu belirtiler bir çok hastalıkla ortak belirtiler olduğundan bir çok kişi bu belirtileri önemsemez ve bilinçsiz ilaç kullanımıyla tedavi etmeye çalışır. Ancak yapılacak basit bir kan testi ile sorunun kaynağına sebep olan akyuvar eksikliğini tespit edilmesini sağlayacaktır. Bu değerlerdeki düşüklükle yaşayan bireylerin yaşam kaliteleri durum ilerledikçe daha da düşecektir. Bu nedenle teşhisin ardından tedavi için geç kalınmaması önem arz etmektedir. Değerlerdeki düşüklüğün seviyesine göre çeşitli tedaviler uygulanmaktadır. Ancak bazı durumlarda bu eksiklik kronik hale gelir ve hastaların tedavinin yanı sıra bu durumla yaşamayı öğrenmeleri gerekmektedir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda vücudunuzun enfeksiyonlara karşı dayanıksız olduğunu aklınızdan çıkarmamanız gerekir. Örneğin önlem olarak temizlik kurallarına olması gerekenden çok daha fazla dikkat etmeniz gerekmektedir. 

Granülosit Koloni Uyarıcı Faktör (G-CSF)

Kemik iliğinde üretilen nötrofil akyuvarının üretilmesini tetikleyen granülosit koloni uyarıcı faktör (G-CSF) hormonunun takviyesi işlemidir. Bu işlem uygulanarak nötrofil eksikliğinin tedavisinde oldukça olumlu sonuçlar elde edilebilmektedir. G-CSF hormonu deri altına enjekte edilerek uygulanan bir işlemdir. Bu yöntem ile nötrofil sayısında kayda değer artış gözlendiği bilinmektedir. 

Kemik İliği Nakli

Bazı durumlarda lösemi yani kan kanseri gibi hastalıklar da nötropeniye sebep olabilir. Bu durumda uygulanabilecek en doğru tedavi yöntemi ise kemik iliği naklidir. Genellikle uygun donör bulunması oldukça güçtür. Ancak özellikle kardeş sahibi şanslı hastalarda bu yöntem uygulanarak kesin tedavi sağlanabilmektedir. Bu işlemin ne sıklıkta uygulanacağı değerlerin seviyesine göre doktor tarafından belirlenecektir. 

Diğer Tedavi Yöntemleri

Bazı durumlarda ise nötropeniye sebep olan etkenlere göre tedavi uygulanması gerekebilir. Lösemi gibi bir sorunla karşılaşılmadığı sürece ilik nakline gerek kalmadan da bu durum tedavi edilebilir. Bazı hormon takviyeleri ve uzun süreli antibiyotik tedavisi ile de bu hastalığın tedavi edilebildiği gözlenmiştir. En sık kullanılan tedavi yöntemi antibiyotik tedavisidir. Bunun yanı sıra böbrek üstü bezi korteksinin ürettiği steroid hormonunun takviyesinin de değerleri arttırdığı gözlenmiştir.