Monosit Düşüklüğü Sorunu İnsanlarda Nelere Sebep Olabilmektedir?

Monosit yani mono düşüklüğü sorunu birçok sebepten kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunların belirlenmesi için uzmanlar ek tahlil ve testler ister ve bunlara göre tanı koyulur.

Monosit Düşüklüğü Ne Anlama Gelir ve Neden Olur?


Düşüklük Sorunu Görüntüsü

Monosit sayısı yapılan tahlil sonucunda çok düşük değerler ile karşımıza çıktığında bu duruma tıp dilinde monositopeni adı verilir. Monosit yani mono düşüklüğü sorunu birçok sebepten kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenler arasında;

  • Kemik iliğinde kemik iliğini etkilemekte olan bir hastalık ya da kimyasal bir sorun meydana geldiğinde monosit düşüklüğü sorunu olabilir. Kemik iliğini etkilemekte olan birçok hastalık vardır. HIV virüsü ve immün yetersizliği bunun için örnek olarak verilebilir. HIV virüsü vücudun bağışıklık sistemine saldırır ve enfeksiyonlara yol açabilir.
  • Tümörler anormal düzeyde vücut kitleleridir. İnsan vücudun belli bir bölgesindeki hücreler artar bir oranda çoğaltmaktadır. Bu sorun zaman içinde hemogram mono düşüklüğü sorununa neden olur.
  • Monosit düşüklüğü sorununa neden olan sorunlardan bir tanesi de romotoid artrittir. Romotoid artrit vücudun bağışıklık sisteminde bulunan bir sorundur. Savunma sistemi kendi içinde bulunan dokularına saldırır, kemik bağlantılarının iltihaplanmasına neden oluyor. 
  • Tüberküloz, sıtma ve Epstein-Barr virüsü monosit sayısı konusunda eksiklik meydana gelmesini sağlar. Tüberküloz son derece bulaşıcı bir hastalıktır ve karakterizedir. Dokularda, özellikle de akciğerde nodül olarak isimlendirilen küçük şişmelerin oluşmasına neden olur.  Sıtma sivrisinekler tarafından yayılmaktadır. Parazitlerin sebep olduğu oldukça ciddi bir hastalıktır. Epstein-Barr virüsü insanlarda bulunan en yaygın virüslerdir.
  • Kemik iliğine müdahale adına kullanılan ilaçlar, kemoterapi, radyoterapi, interferonlar ve glukokortikoidler de monosit düşüklüğü sorununa neden olur. Bu, glukokortikoidler insanların bağışıklık sisteminin baskılanmasını sağlayan steroid hormon türleridir. Kemoterapi bir kanser türünde kullanılan ilaçtır. Radyasyon bir tür kanser tümörlerini yok etmek ya da zayıflatmak adına kullanılan enerjidir.
  • Düşük monosit sayılarının meydana gelmesinde folik asit değerleri ve B12 değerleri de neden olabilir.

Nelere Sebep Olur ve Hematoloji Tahlilleri

Kardiyoıvasküler hastalık riskini düşürür; insan vücudunda bulunan tüm beyaz kan hücrelerinden meydana gelen monosit sayısı belirtileri meydana gelmeyen kişilerde kardiyavasküler hastalıklarının vücutta gelişmesi ile en güçlü ilişkilere sahiptir. Düşük olan monosit değerlerinin vücutta bulunması kardiyavasküler hastalıklarının meydana gelmemesi konusunda oldukça etkilidir.

Vücuttaki enfeksiyonları karşı duyarlılığı arttırır; insan vücudunda bulunan düşük mono değerleri bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara karşı olan duyarlılığını arttırmaktadır. Monositopeni mikobakteriyel, fungal ve papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonlarına karşı duyarlılıkların artmasına olanak sağlar. Bu durum karakterize monoMAC sendromu ile yakından ilişkili bir durumdur.

Hematolojik Bozukluklara bağlı risktir; düşük mono değerleri yani monositopeni miyelodisplazi, akut miyelojen lösemi, hematolojik hastalıkların(kan hücrelerindeki kanser türleri) gelişimi ile yüksek bir riski meydana getirir. Ayriyeten lenfomalar ve lösemi de bu konuda fazlasıyla etkilidir. Bu sorunun açıklığa kavuşturulması için hemogram tahlili yapılır. Tahlil sonucu uzman tarafından detaylı bir şekilde yorumlanır.

Mono sayısı eksikliklerinin belirlenmesi rutin kan testleri ile yapılmaktadır. Hastanın alınan tahlil sonuçları çevre ve hastanın kendisi tarafından yorumlanmamalıdır. Uzman tarafından yorumlanmalıdır. Altta yatan nedenlerin belirlenmesi için uzman hekimler ek tahliller ister. Bunların da sonuçları alındıktan ve fiziki muayene yapıldıktan sonra hastaya gerekli tanı koyma işlemi gerekçeleştirilir. Tanı işlemlerinden sonra uzman hekimler tedavi ile alakalı olan planlama sürecine başlayacaktır. Planlama sürecinde hastanın genel sağlık durumu her daim göz önüne alınır. Hastaların tedavi dönemi içinde planın tüm detaylarına dikkatli bir şekilde uymaları gerekir. Bu detaylara uyan hastalarda değerler kısa süre içinde normal değerlere döner.