Lökosit Düşüklüğü Ne Anlama Gelir ve Olması Gereken Değerleri Nedir?

lökosit düşüklüğü genelde kemoterapi ilaçlarından kaynaklı ve enfeksiyon kaynaklı olarak ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorundan kaynaklı olarak tedavi sürecine kısa sürede başlanılması gerekir.

Lökosit Düşüklüğü Nedir, Nedenleri ve Normal Değerleri

Lökosit yani beyaz kan hücreleri hastalıklara ve mikroplara karşı mücadele etmede vücudun en iyi savunma silahları arasında yer alır. Bu nedenle kemoterapi, radyasyon tedavisi veya belirli kanser türlerinin bir sonucu olarak beyaz kan hücresi sayısı azaldığında hasta savunmasız bir konuma gelir. Bu tarz hastalıklar savaş hücrelerinden yeterince düzeyde korunmazsa virüsler ve bakteriler ani şekilde ciddi tehditler ortaya çıkartır. Standart düzeyde kan sayımları kan mikro litresi başına beyaz kan hücrelerinin sayısını hesaplamaktadır.. Buna da toplam lökosit sayısı denir. Sağlıklı bir insan da;

  • 4,500 ila 11,000 arasında bulunur.

 Diferansiyel sayım ya da \”fark\” adı verilen ikinci test sayımında 5 farklı beyaz kan hücresinin çeşidine göre ayırır, bunlar;

  • Nötrofiller
  • Llenfositler
  • Monositler
  • Eeozinofiller

 Sağlıklı bir kişinin kanında yaklaşık olarak;

  • % 60 nötrofil
  • % 30 lenfosit
  • % 5 monosit
  • % 4 eozinofil
  • % 1 bazofilden oluşmaktadır.

Lökositler virüsler ve bakteriler ile savaşma konusunda yardımcı olmaktadır. Vücuda bulaşan işgalcileri geri savarak insan vücudunda silahlı şekilde mücadele ederler. Lökosit düşüklüğü meydana geldiğinde insan vücudu enfeksiyonlara, viral sorunlara ve bakterilere maruz kalır. Düşük lökosit değerleri sonucunda altta yatan nedenler detaylı şekilde uzman hekim tarafından araştırılması gerekir.

Lökosit düşüklüğü kemoterapide kullanılan ilaçlardan kaynaklı olarak da düşer. Lökosit düşüklüğü kemoterapi sonrası meydan gelebileceğinden dolayı uzman hekimler detaylı şekilde bu konuda gözlemleme yapar. Bebeklerde lökosit düşüklüğü ya da yetişkinlerde lökosit düşüklüğü meydana geldiğinde belli başlı belirtileri ortaya çıkar. Belirtileri içinde en önemli detay ateştir. Bu durum grip ve soğuk algınlığı gibi durumlarda da oldukça dayanıksız olmaya olanak sağlar. Bebeklerde lökosit düşüklüğü ve yetişkinlerdeki bu sorun küçük bir kesik ya da çizik olsa bile enfekte olabilmektedir. Bundan dolayı bir yaranın etrafında kızarıklık, hassasiyet, şişme veya hassasiyet durumlarının gözlemlenmesi gerekir. Ayrıca lökosit düşüklüğü meydana geldiğinde baş ağrısı ve burun tıkanıklığı sık şekilde meydana gelir. Bundan dolayı sinüs enfeksiyonlarına dikkat edilmelidir.

Normal Değerleri

Yaş

WBC  Değeri

1 aylık bebeklerde

9,40 – 34,00 K/mm3

2 ay 12 ay bebeklerde

5,00 – 19,50 K/mm3 

 

1 ve 3 yaş arası çocuklarda

6,00 – 17,50 K/mm3 

 

4 ve 5 yaş arası çocuklarda

5,5 – 15,50 K/mm3 

6 ve 15 yaş arası çocuklarda

4,50 – 13,50K/mm3  

Tedavisi

Lökositlerin değerlerinde düşme meydana geldiği zaman mutlaka uzman hekim tarafından takip edilmelidir. Düşüklüğün neden kaynaklandığı oldukça önemlidir. Özellikle kemoterapi sonucunda lökositlerin sayısında düşme meydana gelir. Yaklaşık olarak 3 hafta boyunca en düşük seviyelerde gezer. Sonrasında kemik iliğine giderek toparlanmaya başlar. Yeni ve taze beyaz kan hücreleri üretilmeye başlar ve bundan sonraki yapılacak olan testlerde değerlerinin arttığı gözlemlenir. Yeni üretilen hücreler ile değerlerde yükselmeler meydan gelmezse hastalıklar ile alakalı belirtiler yaşanmaya devam eder. Uzman hekim bu süreçte yaptığı tahlil sonuçları neticesinde beyaz kan hücrelerini arttırmak adına tedavi ile alakalı olan planlamayı yapar. Hatta hastaya BOS bile önerebilir. Lökositlerdeki düşüklüğün en önemli sebebi kemoterapi ilaçlarının göstermiş olduğu etkilerdir. Düşük değerlerinde çoğunluğu genelde kemoterapiden kaynaklanır.  Çok az düzeyde enfeksiyondan kaynaklı olarak düşüşler meydana gelir. Ayrıca yaşanacak olan düşüşler hastanın yaşına, bağışıklık sisteminin etkilendiği durumlara, kullanılan ilaçlara ve genel sağlık durumuna göre de değişebilmektedir. Zaten hasta vücudunda bulunan ANC değeri ya da nötrofil değerleri sonuçları yüksek riskli kategoriye giriyorsa uzman hekimler mutlaka düşük beyaz kan hücreleri konusunda endişelenir ve test ister. Alınan sonuçlar neticesinde uzman hekimlerin söylediklerine ve tedavi kapsamında istenenlere dikkat etmelidir. Uzman hekim tarafından verilen ilaçlar düzenli ve aksatılmadan kullanılması gerekir. İlaçlar düzenli kullanılmadığı zaman hastalıklara çözüm bulmak mümkün değildir. Bundan dolayı mutlaka tedavi sürecini aksatmamalı ve gerekli kontrolleri de aksatmamak gerekir. Özellikle kemoterapi hastalarını uzman hekimler olabildiğince detaylı şekilde takip eder ve gözlemler.