İdrar Tahlilinde Eser Miktarda Protein Görülmesi

İdrar tahlili sırasında görülen protein miktarı böbrek fonksiyonlarının takip edilerek böbrek hasarı varlığında hasarın hesaplanmasında kullanılmaktadır.

İdrar Tahlilinde Eser Miktarda Protein Görülme Nedenleri 


İdrarda Protein Eser

Ağır egzersizler, hastalık sonrası iyileşme dönemleri, bağırsakların çalışmasını teşvik eden diyet uygulamaları sonrası yapılan idrar tahlilinde protein eser miktarda görülebilir. Bu durum genellikle bir sağlık sorunu olarak kabul edilmez. Normal şartlar altında her insanın idrarında 150 miligrama kadar olan protein normal olarak kabul edilir. Fakat böbrek kılcal damarlarında hasar oluşması ve süzülmemiş kanın gramerül adı verilen damarlardan böbreklere sızması sonucunda idrar tahlili sonuçlarında eser miktarda protein görülebilir. Hasarın büyüklüğü arttıkça sızma ve buna bağlı olarak da idrardaki protein miktarında artış görülür. 

  • Yüksek ateş, 
  • Duygusal gerilimler,
  • Uzun süre sıcak ya da soğuk havaya maruz kalma, 
  • Enfeksiyona bağlı hastalıklar, 
  • Bağışıklık sistemi bozuklukları, 
  • ve susuzluk idrarda eser miktarda protein çıkmasına yol açan başlıca faktörlerdir. 

Ayrıca; Nonstreoid ilaçlar, diyabet, endokardit, hipertansiyon, sıtma, lupus, orak hücre anemisi ve sarkoidosiz gibi bazı hastalıklar bu durumu tetikleyebilir. Kadınlarda gebelik süreci boyunca da idrar testlerinde eser miktarda protein artışına neden olabilir.

Testler sonucu idrar tahlilinde eser miktarda protein görülmesi durumunda bir sonraki ay testler yeniden tekrar edilerek sonuçlar karşılaştırmalı olarak değerlendirilmelidir. 

Belirtileri 

Karşılaştırmalı testler dışında idrarda eser miktarda görülen protein bazı fiziksel belirtiler ile de kendini gösterebilir. Bu belirtiler arasında en yaygın olanlar; 

  • Tuvalete çıkarken zorlanma, 
  • Gece sık idrara çıkma, 
  • Uyumakta zorlanma, 
  • Mide bulantısı ve kusma, 
  • El ve ayaklarda şişkinlik, 
  • İdrarda köpük oluşumu, 
  • Yorgunluk hali, 
  • Böbreklerde ya da bel bölgesine ağrı hissi, 
  • Kuru ve kaşıntılı bir cilt sayılabilir.  

Yukarıda sayılan belirtilerin sürekli ve şiddetli olması böbreklerde ciddi bir hasarın varlığına ve böbrek hastalıklarına işaret eder. Böbreklerin ana işlevlerinden biri kanı süzmektir. Böylece vücudun ihtiyacı olmayan maddeler idrar yolu ile dışarı atılır. Böbrekler zarar görürse kanı süzemez böylece vücudun ihtiyacı olan protein dışarı atılarak birçok hastalığa neden olur. 

İdrarda Protein Eser Miktarda Çıktığına İstenen Testler

Öncelikle idrar tahlili sonucu kan tahlili, röntgen filmi ve fiziksel muayene ile birlikte değerlendirilir. İdrarda eser miktarda ve daha yüksek protein görüldüğünde doktorunuz idrar tahlilini yeniden yaptırmanızı isteyebilir. Diğer tahlile kadar günde en az 2 litre su içilmesi tahlil sonuçlarının dehidrasyon gibi dış faktörlerden etkilenip etkilenmediğini anlamakta kolaylık sağlar. Herhangi bir böbrek hasarı varlığında kesin sonuç en az 3 idrar tahlilinde eser miktarda protein görülmesi ile birlikte kesinleşir. Bunların yanı sıra glomerüler filtrasyon oranının inceleneceği GFR kan testi, böbrek ve idrar yollarının görüntülü sonuçlarını içeren Ultrason ve CT tarama testi ile birlikte gerekli görülen durumlarda böbrek biyopsisi istenebilir. 

Diyabetli hastalar, yüksek tansiyon geçmişi olanlar, obezite hastaları ve 65 yaş üstü kişiler düzenli olarak idrar tahlili yaptırarak böbrek fonksiyonlarının işlevini takip etmelidir. 

Tedavi Yöntemleri 

İdrarda eser miktarda protein çıkması tek başına bir hastalık olarak kabul edilmez. Bu yüzden bu duruma neden olan nedenler araştırılarak fiziksel muayene sonucu uygun tıbbi tedavi yöntemi belirlenmelidir.

Tedavi edilmeyen ve geç kalınmış durumlarda hastalarda böbrek yetmezliği ya da kronik böbrek hastalıkları gelişebilir.

Herhangi bir fiziksel şikayetin görülmediği hastalarda böbrek fonksiyonlarını arttıran basit beslenme önerileri ve bol su içmek gibi yaşam tarzı değişikliklerini içeren tedavi yöntemleri tercih edilmektedir. Diyabet ve yüksek tansiyon geçmişi olan hastalarda anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ya da anjiyotensin reseptör blokerleri gibi reçeteli ilaçlar önerilebilir. Bağışıklık sistemi bozukluklarını içeren hastalıklarda kortikostreoid içeren ilaçlar ile böbrek hasarının ilerlemesi durdurulmakta veya yavaşlatılabilmektedir. İdrarda eser miktarda protein görülmesi durumunda diyaliz gibi ileri derece tedavi yöntemleri uygulanmaz. Sıklıkla basit yaşam tarzı değişiklikleri yeterlidir. Alkol ve sigara böbrekleri yorduğundan hastaların bu tarz ürünleri kullanması tedavi boyunca önerilmez. Düzenli detokslar vücudun yenilenmesine ve bağırsakların dinlenmesine yardımcı olur. Kalp hastalarında inflamasyonu azaltan tedavi yöntemleri uygulanabilir. Gün içinde bol meyve ve sebze tüketmek, tuz alımını kısıtlamak, yemeklerde soğan ve sarımsak gibi doğal antiseptiklerden yararlanmak bu süreçte bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.

En doğru sonuç ve tedavi için doktorunuzla tahlil sonuçlarınızı konuşmaktan çekinmeyiniz.