İdrarda Epitel Hücre Görülmesi Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Epitel hücreler, sağlıklı dokuların korunmasında görev alan hücre türlerinden biridir. Cilt yüzeyinde, kılcal damar boşluklarında ve organ yüzeylerini saran astar üzerinde bulunurlar.

İdrar Tahlilinde Epitel Hücre Görülmesi


İdrar Tahlilinde Görülen Epitel Hücre Örnekleri

Epitel hücreler, farklı organizmaların yüzeylerini kaplayarak dış faktörlere karşı korumasını sağlayan dokuların oluşmasını sağlar. Bitkiler, hayvanlar ve insanlarda mikroskop yardımı ile görülebilirler. İnsan vücudunda hem derinin dış yüzeyinde hem de organlar arası boşluklarda yer alır. Koruyucu, emici ve salgı yapıcı özelliklerde olabilirler. Emici epitel hücreler tükürük ve mide bezlerindeki enzimleri ve böbreklerdeki çeşitli salgıları emerek ihtiyaç duyulduğu zamanlarda geri boşaltabilirler. Salgı yapıcı özellikte olanlar özellikle tırnak ve saç diplerinde keratin salgılanmasına yardımcı olmaktadır. Koruyucu nitelikte olanlar sıklıkla kirpikler ve saç yüzeylerinde çok katmanlı yapılar halinde görülürler.  

Sindirim sistemi, salgı bezleri ve üriner sistem boyunca silindirimsi yapılı epitel hücreler bulunur. Sindirim sistemi üzerinde bazı bölgelerde epitel doku üst üste birikerek çok katlı dokuların oluşmasını sağlar. Sürtünmeye açık deri yüzeyinde yaşlanan hücreler pul pul dökülerek yerlerini yeni hücrelere bırakır. 

Peki, idrar tahlilinde epitel hücre görülmesi ne demektir?

Sağlıklı bir insan vücudunda işlevini yitiren hücreler idrar yolu ile dışarı atılır. Bu açıdan idrar tahlili sırasında skuamöz, transitional ve renal epitel hücreler görülmesi normaldir. Fakat üriner sistem üzerinde gelişen enfeksiyonlar, böbrek taşı, nefrotik hastalıklar, mantar hastalıkları, kadınlarda rahim içi yaralar ve doku hücrelerini etkileyen hastalıklar da idrar tahlilinde görülen epitel doku miktarının artmasına neden olur.

Hastalıklar dışında gebelik dönemi gibi hormon sisteminin değiştiği dönemlerde tahlil sonuçlarında yüksek epitel değerleri görülebilir.

Tahlil sırasında üriner organların iyi temizlenmemiş olması ve deri döküntülerinin idrara bulaşması sonuçları etkileyen diğer bir unsurdur. Bu açıdan tahlil sırasında kişisel temizliğinize önem vermek sonuçların daha doğru sonuçlanmasını sağlayacaktır.  

İdrar Tahlilinde Epitel Hücre (Hpf) Değerleri 

İdrar tahlilinde epitel hücrelere rastlanması anormal bir durum değildir. Bu durum genel olarak üriner sistem dışındaki kontaminasyondan kaynaklanır. Referans aralığı 0-20 hücre olmakla birlikte normal değeri alan başına en fazla 4 hücredir. Bu sayı kadınlarda 6 hücreye kadar normal sayılabilir.  Enfeksiyonlarda alan başına sıklıkla 7+ Hpf değeri gözlenmektedir. Fakat bu bulgu tek başına yeterli değildir. Hpf yüksekliği durumunda diğer testler ile yapılacak karşılaştırmalı sonuçlar, hastanın tıbbi geçmişi, fiziksel muayene bulguları ve kullanılan ilaçlar baz alınır. Kanser tedavisi Hpf değerlerinde yüksek sonuçlar görülmesine neden olabilir. 

Hpf değerleri incelenirken, idrarın rengi, yapısında pus olup olmadığı, bulanıklığı, eritrosit değerleri, kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin varlığı, kristalleşme oranı da incelenir. Hastanın idrar tahlilinde epitel hücreler ile birlikte yüksek eritrosit (Rbc) görülen hastalara hematuri tanısı koyulmaktadır. Hematuri varlığında alt karın bölgesinde ağrı, sancı, idrar yaparken zorlanma ve acı hissi görülebilir. Bu semptomlara sıklıkla mide bulantısı ve sırt ağrısı eşlik eder.  

Hpf Değerlerini Etkileyen Faktörler

Kontaminasyon; İdrar içine deri döküntüleri ve kıl parçalarının karışması yüzünden ortaya çıkan bozulmalardır. Bu tahlillerde epitel hücre değerleri yüksek çıkar ve tahlil sonucunun güvenilirliğini etkiler. Bu yüzden tahlil öncesinde kişi kişisel temizliğini önce yapmalı daha sonra tahlil vermelidir. Tahlil sonucunun herhangi bir şekilde kirlendiğini düşündüğünüz durumlarda yeni bir kap isteyerek tahlili tekrar etmeniz yerinde olacaktır. 

Bakteriler, maya ve parazitler; Enfeksiyonlar Hpf değerlerini yükselten temel nedenlerin başında gelir. Özellikle üriner sistem enfeksiyonları en sık rastlanan hastalıklar arasında yer alır. Bol su içmek, iç çamaşırlarını günlük olarak değiştirmek, kamusal tuvaletleri çok sık kullanmamak, cinsel ilişki sırasında korunmak bu tarz enfeksiyonlardan korunmak için önemlidir.

Metaplazi; Uzun yıllar boyunca sigara kullanmak, radyasyona maruz kalmak, kimyasal ürünler ile çalışmak ya da bilinçli olarak sentetik uyuşturucular kullanmak hücre bozulmalarına neden olur. 

Cerrahi operasyonlar; Özellikle böbrekler ve alt karın bölgesini etkileyen cerrahi operasyonların ardından iyileşme tamamlanana kadar tahlillerde Hpf değerleri normalin üzerinde seyredebilir. İyileşme sürecinin tamamlanmasının ardından tahlil sonuçlarının normal değerlere dönmesi beklenir. 

Gebelik; Hormonsal değişimler, bel bölgesinde kalınlaşma ve ödemler gebelik sürecinde epitel hücrelerin artmasına neden olabilir. Gebeliğin sonlanmasının ardından 1 sene içinde tahlil sonuçları normale döner. 

Nefrotik sendrom; Böbreklerde su sızıntısına neden olan bir hastalıktır. İdrar tahlili sırasında büyük çekirdekleri olan, yuvarlak şekilli renal epitel hücre miktarında artış görülür. Bu hücrelerin varlığı aynı zamanda ayırıcı tanı olarak kullanılır. Bu durum dışında böbreklerde gelişen her hastalık Hpf değerlerini etkiler. 

Tanı ve Tedavi Süreci

Referans değerlerinin üzerinde olan Hpf sonuçları diğer tahlil sonuçları, şikayetler ve fiziksel muayene sonuçları ile birlikte değerlendirilir. İdrarda epitel hücrelerin yüksek çıkması tek başına bir hastalık belirtisi değildir. Önemli olan altta yatan hastalığın belirlenmesidir. Tedavi süreci,

  • Bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotikler,
  • Mantar enfeksiyonlarında antifungallar, 
  • Viral enfeksiyonlarda antiseptiklerden oluşur. 

Metaplazi varlığı kanser gibi hücre bozulmasına neden olan hastalıkları düşündürebilir. Doktorunuz bu durumdan şüphelenirse kanser taraması için yeni tahliller isteyecektir. 

Cerrahi operasyon ve gebeliğe bağlı yükselmelerde bu durum normal karşılanır ve kişi normal rutinine yeniden döndüğünde sonuçların normale dönmesi beklenir. 

Kontaminasyon varlığı sıklıkla diğer tahlil sonuçları ve fiziksel muayene arasında tutarsızlık görüldüğünde fark edilebilir. Bu durumda doktorunuz tahlilin tekrar edilmesini isteyecektir.