Ferritin Değeri Referans Aralıkları ve İdeal Değerleri

Kandaki en önemli minerallerden biri olan ve kandaki demir bileşeninin miktarını belirleyen ferritin değerinin ölçümü için kan testi gereklidir. Peki bireylerde ferritin düzeyi neye göre değerlendirilmelidir? Nasıl olmalıdır?

Ferritin (Kandaki Demir Miktarı)

Kan insan vücudunun temel taşlarından biridir. Organlarımızın beslenmesi ve oksijen gereksinimi kandaki bileşenler tarafından karşılanır. Kandaki minerallerin bazılarını besinlerden karşılarken bazıları ise organlarımız ve salgı bezlerimiz tarafından üretilir. Vitamin ve minerallerin toplandığı kan organlarımızın hayati gereksinimlerini karşılar.

Kandaki en önemli minerallerden biri de demir mineralidir. Tıp dilinde ferritin olrak adlandırılan bu mineral organlarımızın oksijen gereksinimini karşılamak ile görevlidir. Besinlerden temin edebileceğimiz gibi dışardan kimyasal takviye ile de bu gereksinim karşılanabilir. 

İnsanların beslenme alışkanlıkları ve yaşam kaliteleri değiştikçe bu mineralin karşılanma çeşitleri de kısıtlanmıştır. Eski zamanlarda demir tas ve tencerelerin sıkça kullanımından dolayı bu minerale duyulan gereksinimin büyük miktarı karşılanabilmekte idi. Ancak günümüzde demir ev gereçlerinin yerini paslanmaz çelik ve teflonun almasıyla bu minerale duyulan ihtiyaç oldukça artmıştır. Özellikle beslenme şeklimizin hazır gıdalar ağırlıklı olması da bu bileşene duyulan ihtiyacı tetikler nitelikte olmuştur. Geçmişte şebeke ve doğal kaynak sularında bol miktarda demir vardı. Ancak günümüzde arıtma sistemleri nedeniyle içme sularındaki minerallerin bir çoğu yok olmaktadır. Buna demir de dahildir. Bu nedenle günümüzde demir eksikliği anemisi her yaş grubunda oldukça artmıştır. 

Ferritin Testinin Yapılış Amacı

Kanda yapılan testlerle bir çok hastalığın teşhisi oldukça kolaydır. Anemiden bazı kanser türlerine kadar bir çok hastalığın teşhisi ve takibi bu testler ile rahatlıkla yapılabilir. Kandaki mineraller arasında ferritin değerine bakılarak bir çok hastalığın teşhisi koyulabilir. 

Bu testlerin en çok kullanıldığı alanlar kandaki demir miktarının artışına veya azalımına yönelik yapılan tedavinin başarılı olup olmadığına yönelik araştırmalardır. Bu takipler düzenli yapılmadığı takdirde tedavinin işe yarayıp yaramadığı takip edilemez. 

Anemi türlerinin tespitinde özellikle demir eksikliği anemisinin teşhisinde bu kan testlerinden yararlanılır. Bu değerlerin düzeyi yapılan araştırmalarda düşük çıktığında anemi teşhisi koyulmaktadır. Ayrıca vücutta iltihap seviyesi yükseldiğinde de bu testler ile teşhis edilebilmektedir. Kan düzeyinde bu mineralin eksikliği kadar gereğinden fazla miktarda bulunması da beraberinde bazı sorunları getirmektedir. Bu durumun teşhisinde de bu testler uygulanmakta ve teşhiste kesin sonuç vermektedir. Hemokromatoz denilen bu durumun tedavisi için de son yıllarda bir çok yeni yöntem uygulanmaktadır. 

Yaş Aralığına Göre Referans Aralıkları

Her mineralin vücutta olması gereken düzey yaş ve cinsiyete göre farklı dağılım gösterir. Her yaştaki bireyde bu değerlerin düşüklüğü ve ya yükselmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle belirtileri taşıdığı düşünülen her bireyin kanındaki mineral seviyesini kontrol ettirmesinde fayda vardır. Unutulmamalıdır ki yapılacak küçük bir test ile çok daha büyük sorunların önüne geçilebilir. 

Ferritin seviyesindeki düşüklük her yaşta ortaya çıkabileceği gibi çoğunlukla gebelik dönemindeki kadınlarda ve erişkinlerde görülür. Özellikle gebelik dönemindeki kadınların kanlarındaki demir seviyelerini kontrol altında tutmaları bebeğin organlarının gelişimi açısından önemlidir. 

Bu değerlerin normal seviyesi kişinin yaşına ve cinsiyetine göre değişkenlik gösterir. Sonuçlar değerlendirilirken kişinin yaş ve cinsiyetine göre hareket edilmesi gerekmektedir. Yetişkin erkekler için normal kabul edilen değerler 12 ile 300 ng/ml iken yetişkin kadınlar için 10 ile 150 ng/ml olarak kabul edilmektedir. Yeni doğanlarda 25 ile 200 ng/ml olarak belirlenmişken bir aylık bebeklerde 200 ile 600 ng/ml olarak kabul edilmektedir. Bu standartlar 2 – 5 aylık bebekler için 50 ile 200 ng/ml olması gerektiği kabul edilirken 6 ay ile 15 yaş arasındaki çocuklar için 7 ile 142 ng/ml olarak belirlenmiştir. Bu değer aralıklarındaki eksiklik veya arışı yükseliş çeşitli sağlık sorunlarının habercisidir. 

Demir Eksikliği Anemisi

Kandaki demir miktarındaki düşüklük teşhis edildiğinde derhal tedaviye geçilmelidir. Çünkü kanımızdaki bu mineralin en önemli görevi organlarımıza oksijen taşımaktır. Bu değerlerdeki düşüklük organlarımızın hasar almasına ve yeterince beslenememesine yol açabilmektedir. Bu nedenle bu mineralin özellikle gebelik dönemindeki takibi annenin ve bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir.

Anemi çeşitlerinden biri olan ve ilerlerse oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilecek olan bu hastalık zamanında tedavi edilmelidir. Aşırı düşüklüğü olmayan hastalarda doğru besin takviyeleriyle tedavi uygulanabilir. Ancak anemisi ilerlemiş hastalarda kan veya demir takviyesine ihtiyaç duyulabilir. 

Demir eksikliğine sebep olan bir çok faktör olduğu bilinmektedir. Bunlardan en sık rastlananı mide ve bağırsak hastalıklarıdır. Bunun dışında aşırı kan kaybı, C vitamini eksikliğinde, aşırı alkol tüketimi, tiroid hastalıkları, yetersiz beslenme ve bayanlarda aşırı adet kanaması bilinen diğer nedenleri arasındadır. Demir eksikliği anemisi ile mücadele eden hastalarda mutlaka eksikliğin altında yatan sebebin araştırılması ve teşhise uygun tedavi uygulanması gerekir. Bu değerlerdeki düşüş hastanın yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkiler. Aşırı halsizlik, unutkanlık ve ağız yaraları gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Uzun vadede hastanın yaşam kalitesini büyük ölçüde düşüreceğinden geç kalınmadan tedavi edilmesi önem teşkil etmektedir. 

Kaynaklar