Dış Gebelik İdrar Testinde Çıkar mı?

İnsan yaşantısı üzerinde ölümcül etkilere sahip olabilen dış gebelik, idrar testinden pozitif çıkması dolayısıyla teşhisi buna bağlı olarak da tedavisi hayli zor olan bir hastalık olarak tanımlanabilir.

Dış Gebelikte İdrar Tahlili

Hamile olduğu şüphesi içerisinde olan bireylerin, gebelik kontrolü yaparken en yaygın olarak kullandığı yöntem şüphesiz idrar tahlilidir. Bunun nedeni ise; tahlilin basit kullanımı ve düşük maliyetli olmasıdır.

Öncelikli olarak; dış gebelikte idrar tahlilinden bahsetmeden önce bu iki kavramı ayrı ayrı incelemenin, dış gebelik ve idrar tahlili hakkında genel bilgilere sahip olmanın konunun anlaşılırlığı açısından büyük fayda sağlayacağını belirtmek gerekir.

İdrar tahlili; anne rahmine embriyo yerleştikten 4-7 gün sonra kanda ortaya çıkan HCG hormonunu idrarda tespit etme temelleri üzerine kurulu ve yanılma payı oldukça düşük olan bir gebelik testi yöntemidir.  

İdrar testiyle ilgili dikkat edilmesi gereken temel noktaları şu şekilde listelemek gerekir:

  1. Testin tarihinin geçmemiş olması sonuçlar üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle test yapmayı düşünen birey, satın almadan evvel testin son kullanım tarihinin geçip geçmediğinin kontrolünü yapmalıdır.
  2. Bir önceki paragraflarda da belirtildiği gibi HCG hormonunun salgılanması döllenme olayından 4 ile 7 belki 10 gün sonra meydana gelir. Bu nedenle; hamile kalma olasılığının yüksek olduğu düşünülen bir ilişki yaşayan bireyler, ilişkiden sonra test yapmak için en azından bir hafta kadar beklemelidirler. Bunun nedeni ise; HCG hormonunun kanda belirli düzeye ulaşmaması nedeniyle test sonuçlarının yanıltıcı olma ihtimali olarak ifade edilebilir.

İdrar testi ile ilgili genel bilgilere değindikten sonra dış gebelik kavramından bahsetmek gerekir.

Dış gebelik; erkek üreme hücresi spermin kadın üreme hücresi yumurtayı döllemesi sonucu ortaya çıkan embriyonun anne rahmine değil de karın içi boşluğuna yerleşmesi durumu olarak tanımlanabilir.

Dış gebelik ile karşı karşıya kalan bireyler başarılı bir doğum yapamayacağı gibi birçok sağlık problemi ile de karşı karşıya kalırlar. Erken teşhis edildiği takdirde bireyin karşı karşıya kalması muhtemel olan problemlerin önlenmesi mümkündür.

 

Dış gebelik ilk üç ayında normal gebelikten herhangi bir noktada farklılık göstermezken ilerleyen dönemlerde kanamaya sebep vererek kendini belli eder. İlk anda müdahale edilmediği takdirde problemin bireyin yaşantısını tehdit edecek ciddiyete ulaşabileceği unutulmaması gereken bir gerçektir.

Yapılan istatistikler çalışmalar ile dış gebeliğe bakılacak olursa; toplumda % 2 oranında görülme sıklığı olan dış gebelikte ölüm oranı binde 3′ dür. 

Dış gebeliğin ne denli tehlikeli bir problem olduğu göz önünde bulundurulursa “Dış gebelik idrar testinde pozitif çıkar mı?” sorusunun cevabının büyük önem taşıdığı görülür.

Dış Gebelikte Pozitif İdrar Tahlili

Dış gebelikte de normal gebelikte olduğu gibi yumurta sperm tarafından döllendiğinden dolayı hamilelik hormonu HCG üretimi başlayacak, böylelikle de idrar tahlilinde sonuç pozitif çıkacaktır. 

Bu bağlamda bakıldığında dış gebeliğin tespiti için kullanılması muhtemel yöntemlerin; kan testi ve ultrason olduğunu söylemek yanlış bir ifade olmayacaktır.

Diğer bir ifadeyle; gebelik şüphesi içerisinde olarak idrar testi yapan ve pozitif sonuç alan bireylerin hemen hepsi bir test ile yetinmemeli, rutin kontrollerden olan kan testi ve ultrason ile görüntüleme tekniklerinden de faydalanmalıdır.

Dış gebeliğin bireyin yaşantısı üzerinde yaratabileceği olumsuzluklar göz önünde bulundurulduğunda zaman ve teşhis kavramının ne denli önem kazandığı bir kez daha açık şekilde ortaya çıkar. 

 Elbette pozitif çıkma durumu olduğu gibi negatif çıkma durumuyla da karşılaşılması muhtemeldir. Bu gibi durumlarda da tek bir teste bağlı kalmamak ve imkanlar dahilinde alternatif kontrol yöntemlerine başvurmak gerekir.

Uzman görüşlerin bu noktada tavsiyesi; idrar testi yapıldıktan sonra en yakın sağlık merkezine başvurularak muayene olunması yönünde birleşmiş durumdadır. Şüphesiz bu davranış tarzı birçok problemin erken dönemde teşhis edilmesinin ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesini sağlayacaktır.